1
Mutlu Mizah :(
2
Ayle
3
Cem Adrian – Şimdi
4
Üzmeyin
5
25-34 (Alternate Ending)
6
25-34
7
Ev (genel)
8
Para Hakkında Her Şey
9
Babalar Günü
10
Dedelerimin İnsanlarıydık

Mutlu Mizah :(

“Mutlu mizah” diye bir şey vardır. 0-6 yaş arası yeterince mutlu olamamış insanlar yapmaz ve yapılmışına gülmez. Twitter fenomenlerinden nefret eden insanlar olur bunlar. “Detaycı buruk mizah” diye bir şey vardır. Onu severler. O götünden kök vermiş yalnızlığını, toplumun küçük kısmının farkında olduğunu sandığı detay paydasında filizlendirmeye çalışır. “Zengin kahkahası” atan insanları sevmez. “Mutlu mizah” yapan ve/veya seven insanların içi mutludur sonradan mutsuz olsalar da. Hayatlarında düzelecek bir şey ile her an yeniden çok mutlu olabilirler. Bu güzel potansiyel vardır onlarda. İçindeki çocuk mutludur çünkü. Ertesi gün babası bisiklet alınca yeniden dünyanın en mutlu canlısı olabilir. Mutsuzluk eğreti durur üstlerinde, gerçekten (…)

Devamını oku

Ayle

Annem babamla bir olup benden bir şeyler gizliyor üzülmeyeyim diye. Kardeşim babamla bir olup annemle benden bir şeyler gizliyor üzülmeyelim diye. Babamla bir olup annemle kardeşimden bir şeyler gizliyoruz üzülmesinler diye. Kardeşimle bir olup annemle babamdan bir şeyler gizliyoruz üzülmesinler diye. Annemle bir olup babamla kardeşimden bir şeyler gizliyoruz üzülmesinler diye. Hepimiz ayrı ayrı bir şeyler gizliyoruz birbirimizden üzülmeyelim diye. Sonunda herkes her şeyi öğrenip daha fazla üzülüyor ve birbirine kızıyor niye haberim yok diye sdkfjsdlkfjlk buna aile denir.

Devamını oku

Cem Adrian – Şimdi

Atam merhaba ben Emre. Beni hatırladın mı? Sana çocukken el sallayan Selahattin’in torunuyum ben. Rahmetli senden coşkuyla bahsederdi. “Çok başka adamdı” derdi uzaklara bakıp. O yaşta ne gördüyse sende. Sanırım o sıralar bu ülkedeki tek karizmatik insan sendin. Sarışın olmanın etkisi de büyük olsa gerek. Dedemi anlıyorum da ama. İlkokul öğretmenim Türkçeyi olabilecek en kötü ve anlamsız şiveyle konuşuyordu. Sözlüye kaldırdığında yazılı yapmasını istiyordum çünkü sorduğu hiçbir şeyi anlamıyordum. Not tutmamız gerektiğinde yanımdaki çocuktan bakıp yazıyordum ilk ağızdan anlamadığım için. Birbirine girmiş domates suyu yumurta peynir zeytinle domates suyuyla ıslanmış ekmeği yiyebilen pezevenkler yüzünden aç gezdim. İnsanların ilgisini ancak osurarak (…)

Devamını oku

25-34

Anketlerde yaş kısmına gelince hayatının kaçıncı fazında olduğunu, ne kadar kaldığını görüyor insan. Tepeye vardım sayılır, sonrası yokuş aşağı. 30 yaşına gelip düzenli bir hayat kuramayan insan “adamına göre çofena bişolmayabilir ya da anlamı oldukça değişebilir. bana sorsan mesela 2 senesi daha vardır. bence 32 ile 34 arası şey gibi. mmm… bence binsanın hayat/zaman eğrisi lunaparklardaki hız treni rayına benziyor. insan da tren. şurada tepe noktası var ya http://www.islandbreath.org/2010Year/11/101126rollercoaster.jpg oraya kadar tırmanırsın hızlı hızlı, sonra tam o tepede, tam o dönen kısımda yavaşlarsın oldukça, sonra aşağı doğru hiç efor sarf etmeden, çıktığından çok daha hızlı inersin. 32-34 yaş arası o tepede geçiyor, (…)

Devamını oku

Ev (genel)

Bi de şey var. İyi şeylerin asıl sebebini göremiyosun. Daha iyi şeyleri görüyosun sadece. Yağmur yağınca perdeyi açtım, mükemmel müziğim de var, üstelik gece. Yana yığdığım yastıkların üstüne yaydım kendimi iki dakika. Efil efil de esti. “Ne güzel” dedim hayatımda pek güzel bişi olmadığı için. Ama aslında güzel olan EV! Evim olmayaydı: Yağmur: sucuk gibi ıslandım :( Gece: karanlığın ortasında :(( Müzik: müziğini sikim ne müziği :((( Efil efil: dondum :(((( Yani ev olmasaydı hiçbirinin anlamı olmazdı, dünyanın en tatsız şeyleri oluverirlerdi. evler iyidir. teşekkürler ev. çimentodan bi orospusun gerçi sen de, içindeyken iyi hissettiğim ve her ay başı parasını (…)

Devamını oku

Para Hakkında Her Şey

  Hayat Holding’de çalışırken senenin belli zamanlarında, şirketin sahibi olmasından mütevellit Kiğılı’dan hediye çeki de verirlerdi. Hepsini birden gömmek zorunda olmayalım diye 3 parça veriyorlardı. Gerek yoktu aslında çünkü çalışanların neredeyse tamamı çekleri yarı fiyatına okutuyordu. Ben kaşmir bir palto almıştım babamın çeklerini de üstüne koyup. Personel indirimine rağmen oldukça pahalıydı zira. Güzeldi ama. O zamanlar göbeğim de bu kadar yoktu. 5 tel beyaz vardı kafamda. Depresyona girebilecek kadar yaşama enerjim vardı. Giydiklerim şık duruyordu. Fakirler tek eşli olur, çünkü hayatında çoraptan başka çift yoktur. Palto aldığı için primary equipment’ı default olarak o palto olur. Haliyle dışarı gezmeye eğlenmeye onunla çıkar. (…)

Devamını oku

Babalar Günü

Babalar Günü’nde babamı aradım. “Efendim Baba” diye açtı. Telefonuna da öyle kaydetmiş. Eskiden “Padişah” derdi tembellik yapıp yatıyorum diye, artık “Baba” diyor bi parça kol kanat gerdim üzerlerine diye. Halini hatrını sordum, “Babalar Günü’nü kutlamak için aradım, kutlu olsun.” dedim. “Gelmişini geçmişini sikim öyle babanın.” dedi, kahkaha attım. Bence artık önemsiz, onun için şimdi önemli sorumsuzluklarını özet geçti büyük pişmanlıkla. Sesi gözlerini kaçırıyordu. Cümlelerinin düzgünlüğü uzun zamandır kafasını bunların meşgul ettiğini teyit ediyordu. Kucağımda çocuğum varmış gibi hissettim. Karnesinin zayıflığı tatil hediyesinden edecekmiş kadar buruk. Telkin ettim; çok da üstelemedim. Onları söylemiş olmasının yeterince rahatlatıcı olacağını biliyordum. Zaten kendine hediyesini (…)

Devamını oku

Dedelerimin İnsanlarıydık

Dün (Saat itibariyle geçen gün; Einstein’ın toprağına ses gitmesin…) annemle babam geldi. Artık eve misafir alabiliyorum çünkü epey düzdüm evi, yeni evli çekirdek aile yuvası kıvamına geldi. TV sehpam ya da halım yok ama Sinbo da olsa tost makinem var mesela. Sadece çantası olunca annemin elinde “Kalmayacak mısın?” diye sordum. “Bıcır’ım evde yalnız, bırakamam onuuu annesi kurban olsun!” dedi. Kedi de kedi olsa; annem eve gidince “Bıcır’ımmm” diye sevmeye kalkacak, Bıcır da onu ısırıp tırmalayarak paramparça edecek. Onu öyle seviyor. Beni böyle sevdiği gibi. Israrcı olmadım. Aklı evde kalırken bedeninin burada olmasına gerek yok. Babama zaten teklif dahi etmedim. Anladım (…)

Devamını oku

Çalıp çırpmalık bir şey yok ama yine de araklayan göttür tabii ki © 2015 - bikbik.org@gmail.com