Archive - 2014

1
Kefil Yok Dosya Masrafı Yok
2
James Blake – Retrograde
3
Fakirlik Çocukların Beynini Etkiliyor
4
Sürekli Yazmak İstemek
5
Zeki Müren – Sen De Başını Alıp Gitme

James Blake – Retrograde

Beyin ne acayip ya. “ben daha en az 10 saat böyle giderim ama diğer arkadaşlara yazık. Uyuma olayına girelim.” diyor. İşin ilginci bunları da bir başkası diyor gibi yazıyorum. Beyin ne acayipmişmiş. Niye biz beyinler kendimizden üçüncü kişi gibi bahsediyoruz? Herkese merhaba ben Emre’nin beyni. Selam olsun size diğerlerinin beyinleri. Evrimimizi bir noktada kazara şizofren olmamıza borçluyuz sanırım. “Hayal Gücü” dediğimiz şey delirme tutkumuza bulduğumuz kılıf olabilir mi? Şimdi ben bütün gün idare ettiğim işe yaramaz organlarla dolu bu çirkin cüsseyi birkaç anlamsız prosedür uygulayıp yatağa sokacağım. Giderken de siz organdaşlarıma hoş bir sada bırakacağım. Aslında nasıl duyduğunuzu merak ediyorum (…)

Devamını oku

Fakirlik Çocukların Beynini Etkiliyor

ABD’de yapılan bir araştırmada, gelir düzeyi düşük evlerde büyüyen çocukların beyinlerinin, fiziksel açıdan varlıklı ailelerin çocuklarınınkinden daha farklı olduğu görüldü. Peki bu durum değişebilir mi? http://www.cnnturk.com/haber/saglik/fakirlik-cocuklarin-beynini-etkiliyor

Devamını oku

Sürekli Yazmak İstemek

Küçükken (insanın 16-17’sini kastederken bu kelimeyi kullanabilecek yaşa gelmesinin üzüntü vericiliğine başka bir yazıda değinelim) yazmayı çok severdim. Edebiyat dersinin kompozisyon sınavlarından çok zevk alıyordum. Bağlaç ayırmayı bilmezdim, öğretmenlerim de bilmediği için 100 yapıştırıp dururlardı. İçerik olarak da diğerlerinden ayrıştırdığı için o zamanın kızlar piyasasında bir ralliye neden oluyordu ve bu güzeldi. Aslında en büyük hobim yazmaktı. Hâlâ annemlerin evinde yazarak doldurduğum defterler duruyor. Bazen açıp okuyorum şimdi yüzünü dahi hatırlamadığım kızlara duyduğum aşkı. Gündelik olayların canımı sıkmasını yazmışım. Bir TKP’liyi 10 yıl içinde komünizmin geleceğine inandıracak kadar öfkeliymişim de. Hayattan keyif aldığım ve alamadığım zaman duyduğum mutsuzluklarımın olduğu yıllarmış. Varoluş (…)

Devamını oku

Zeki Müren – Sen De Başını Alıp Gitme

Küçükken dinlemiştim bu şarkıyı, o zamanlar mandalina kabuğunun o iğrenç kokuyu salmadan önce sobanın üstünde optimum durma süresini tespit etmeye çalışmaktan, deniz otobüsünün suyun üstünde nasıl durduğunu anlamaya çalışmaktan, Nişantaşı’daki apartmanların tepesini süslemeye başlayan çanakları anlamaya çalışmaktan başka bir uğraşım yoktu. Hayatımın anlamaya çalışarak geçeceği o zamandan kendini belli etmiş. Sabah bu şarkıyı söyleyerek uyandım. Küçükken, yanlış hatırlamıyorsam Nil Burak’tan dinlemiştim. Çok iyi hatırlıyorum parçanın ilk kısmını anlamsız bulduğumu, ama “Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, hiçbir şeyi özlemedim seni özlediğim kadar…” sözlerinin nasıl dokunduğunu. “Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar”, o zamana kadar duyduğum en iyi cümle (…)

Devamını oku

Çalıp çırpmalık bir şey yok ama yine de araklayan göttür tabii ki © 2015 - bikbik.org@gmail.com